SORULARINIZ –
CEVAPLARIMIZ.

Niye, niçin, neden – „Littering”, sigara filtresi ve sigara atıkları konularında birçok fikir, yaklaşım ve soru işareti var. Her soruda bulunan açılan menüye tıklayarak verdiğimiz cevapları bulabilirsiniz.

„Littering“ nedir?

İngilizcedeki „litter“ sözcüğünden türetilmiş olan „littering“, çöpün çevreye atılması veya toplanmayarak çevrede bırakılmasına, kısaca çevrenin çöplüğe dönüştürülmesine denir. „Littering“ küresel bir sorundur ve sadece sigara atıklarının değil; ciklet, ambalaj veya gazetelerin çevreye atılmasını, yanı sıra araba lastiğinden eskimiş buzdolabına veya inşaat hafriyatına kadar, her türlü atığın yasadışı şekilde imhasını ilgilendirir. Çöplerin bu şekilde doğaya bırakılması sadece görüntü kirliliğine yol açmaz, ayrıca doğa için göz ardı edilemeyecek tehlikeler de içerir. Bu da mutlaka engellenmesi gereken bir sorundur.

Almanya’da ne kadar çöp „littering“ yoluyla çevreye yayılıyor?

Bu konuda bir şey söylemek zor; çünkü Almanya’da her belediye “Littering” yoluyla çevreye atılan çöpün kaydını aynı yöntemle tutmaz. Federal Çevre Dairesi (Umweltbundesamt-UBA) her yıl bu şekilde ortaya çıkan çöpün 300.000 ton olduğunu tahmin ediyor. Bu miktar ise, yerleşim yerlerinde biriken tipik ev çöpünün yaklaşık yüzde 0,6’sına denk düşüyor (2015 itibarıyla). “Littering” yoluyla atılan çöpün yaklaşık yarısını, “yiyecek, içecek ve diğer tüketim malzemelerinden” geriye kalan atıklar, yani paket servis yiyeceklerinin ambalajları, içecek kutuları ve kâğıt bardaklar, yanı sıra sigara atıkları oluşturuyor. UBA’nın yayınladığı verilerde de “Littering” veya “çevrenin çöpleşmesi” gibi bir kategorinin olmadığına ve bu atıkların her belediyede veya atık imha tesisinde farklı bir çöp kategorisinde kaydedildiğine işaret ediliyor. Bu atıklar çoğunlukla genel yerleşim yeri atığı olarak istatistiklere geçiriliyor ve buzlanmaya karşı yola serpilen materyal veya yaprak ve dal gibi yeşil atıklarla aynı kategoride yer alıyor. Bu miktarı anlatan bir rakam verelim: Almanya’da yılda yaklaşık 6,15 milyon ton plastik çöp oluşuyor.

“Littering”in kaynağında yatanlar nelerdir?

İnsanları çöplerinin rastgele çevreye atmaya yönelten birçok etken vardır.

  • Rahata düşkünlük, acelecilik veya alışkanlık – çoğu zaman bunların yol açacağı sonuçlar açısından bilinç eksikliği de söz konusudur.
  • Çöplerin atılabilecek imkanların bulunmaması, dolmuş, görünür yerlere yerleştirilmemiş veya ihtiyaca göre hazırlanmamış olması.
  • Kamusal alanda ortaya çıkan çöp miktarı giderek büyüyor: İnsanların ayak üstü yeme ve içme alışkanlıkları artıyor. Bu da ambalaj ve içecek kutularına bağlı olarak çöpün artmasına yol açıyor. Sigara yasakları nedeniyle de açık alanda daha fazla sigara içiliyor.
  • Daha önceden kirletilmiş mekanlar, insanları “littering” yoluyla çevrelerine çöp atmaya yönlendiriyor. Bu mekanlar örnek teşkil ediyor. Her bir birey, “diğerleri yapmamışsa ben neden yapayım?” düşüncesine kapılıyor ve kendi çöpünü uygun şekilde atmaktan geri duruyor. Özellikle göz önünde bulunan ve ulaşımı zor alanlar önemli bir rol oynuyor. Bu alanlar arasında çoğunlukla toplu taşıma araçlarının güzergahında veya yayaların kullandığı yol boyunca bulunan ve çok sık temizlenmeyen boş arsalar, tarlalar, yeşillikler veya çalılıklar bulunuyor.
“Littering”i engelleyecek olan nedir?
  • Kamuoyunu bilgilendirme çalışması: “Littering” sorunu konusunda duyarlılık sağlanmasına hizmet eden birçok önlem vardır. Bunların arasında örneğin afiş, yazılı veya sosyal medyada aydınlatma çalışması, hedef kitleye yönelik çevre eğitimi, duyarlılık artırıcı araçlar, kampanyalar veya broşürler gibi araçlar yer alır.
  • Daha çok sayıda ve uygun çöp atma imkânı: kamusal alana çöp bidonları yerleştirilmesi, ayrıca her somut kullanım alışkanlığına veya duruma uygun şekilde yerleştirilmesi ve boşaltılması da sorunun çözümüne katkıda bulunacaktır.
  • Ürün tasarımı: Tek kullanımlık veya kısa süre kullanılan ürünlerin üreticileri, ürünlerinin ve ambalajlarının tasarımın daha iyi sürdürülebilirlik sağlayacak tarzda gözden geçirmelidir.
  • Konunun muhatapları ile sorumlular arasında daha iyi iş birliği: Özellikle “sıcak bölgelerde” insanların yaşadıkları yer ile aralarındaki bağlantıların güçlendirilmesi, mahalleye yönelik etkinlikler, temizlik kampanyaları, komşuluk faaliyetleri, “gönüllü çalışanların” görevlendirilmesi ve buraların yönetimine ilişkin önlemlerin iyileştirilmesi sayesinde ilerleme kaydetmek mümkündür. Bu şekilde kıyıda köşede kalmış kimi alanların çöplük olarak kullanılması da engellenebilir.
  • Düzenli kontroller ve daha yüksek para cezaları: Mevcut yasakların daha katı bir şekilde uygulanması ve yaptırımların sertleştirilmesi, çevrenin kirletilmesini anlayışla karşılayan toplumsal hoşgörüyü geriletecektir.
  • Daha sık aralıklarla temizlik: Belli alanların temizlenmesiyle ilgili planlamalar, buraların nasıl kullanıldığı sürekli gözetilerek yeniden uyarlanmalıdır. Özellikle sık kullanılan bölgelerin çöplüğe dönüşme eğilimi vardır ve bunu engellemenin yolu, daha sık temizlemekten geçer. Buna karşılık belki kimi başka alanların şimdi olduğu gibi sık sık temizlenmesi ise hiç gerekli değildir.
  • Ticari faaliyette bulunanları da sorumlu kılma: Sıcak bölge olarak adlandırılan alanlar çoğu zaman ticari amaçlar için kullanılan bölgelere sınırı olan kamusal alanlardır. Örneğin gastronomi işletmeleri, kulüp veya eğlence parkları gibi etkinlik mekanları, alışveriş merkezlerinin, İşhanlarının veya tren istasyonu ve resmi kuruluşların giriş bölgeleri, bu tür sıcak bölgelerdendir. Buraları işletenlerin uygun atık imha imkanları oluşturmaları ve kendi mekanlarının önündeki alanları temiz tutmaları hiç de zor değildir.

Ürünle ilişkili önlemler:

  • Çok kullanımlık veya depozitolu sistemler
  • Tek kullanımlık ambalajların azaltılması
  • Tek kullanımlık poşetlerin azaltılması
  • Ürün tasarımı
  • Daha kapsamlı üretici sorumluluğu

Atık lojistiğine yönelik önlemler

  • Çöp kutuları
  • İşletmelerde kullanılan plastiklerin yönetimi
  • Büyük “littering” parçalarının yönetimi

Yerel yönetim önlemleri:

  • Uyarlama: İdari talimatlar/belediye tüzükleri/Kullanım hakları
  • İkaz amaçlı para cezaları
  • Atık danışmanlığı
  • Çöp dedektifleri

Eğitime yönelik önlemler:

  • Çocuklar ve gençlere yönelik çevre eğitim
  • Yetişkinlere yönelik çevre eğitim

Duyarlılık oluşturma önlemleri:

  • Çöp toplama aksiyonları
  • Belli alanlar için himaye üstlenen kişilerin atanması
  • Şu konularla bağlantılı olarak duyarlılık oluşturma

Duyarlılık artırıcı dürtüler:

  • Her türden davranışı değiştirici önlem
  • Örneğin çöpün hangi yönde olduğunu gösteren çıkartmalar
  • Toplama aksiyonlarında ödül verme
Herkesin sunabileceği katkılar nelerdir?

“Littering” konusunda da en akılcı çözüm, en kolay çözümdür: En iyisi, her bireyin sorumluluk üstlenmesi ve çevre konusunda bilinçli davranmasıdır.

  • Sigara içenler, izmaritlerini bir küllüğe veya çöp kutusuna atmalı ve dışarı çıktıklarında yanlarında sürekli taşınabilen bir kül tablası bulundurmalıdır.
  • Sigara içenler izmaritlerini rastgele çevreye attıklarında, sigara içmeyenler onları bu davranışlarının çevre üzerinde yarattığı sonuçlar konusunda uyarabilir.
  • Şirketler, etkinlik düzenleyenler ve üreticiler sigara içenlerin kullanması için daha fazla küllük ve çöp kutusu yerleştirebilir.
Sanayi neler yapıyor?

Sanayi, tüketicilerde sorunla ilgili bilincin güçlenmesi için çaba sarf ediyor.

  • Duyarlı kılma: Biz BVTE olarak sigara atıkları sorununu sürdürülebilir bir çözüme kavuşturmak ve tüketici davranışlarında uzun vadeli değişiklikler yaratmak istiyoruz. Bunun için kampanyalar, cepte taşınan kül tablaları, büyük çöp kutularına sponsorluk gibi yöntemlerin yanı sıra daha temiz bir çevre için çalışan inisiyatiflere ve somut kampanyalara destek veriyoruz.
  • Sorumluluk: Tütün ürünleri için filtre üreten üretici şirketler, kendi sorumluluklarının arkasında duruyor ve bu ürünlerin atıklarının kamusal alana atılmasından kaynaklı kamu harcamalarına önümüzdeki dönemde katkı sunacak.
  • Bilgilendirme: Temmuz 2021’den itibaren, plastik maddeler içeren sigara filtresinin bulunduğu paketler üzerinde, bu ürünlerde plastik bulunduğuna dikkat çeken bir bilgilendirme yer alacak. Bu şekilde sigara içenlere, çöplerini usulüne uygun şekilde atmaları gerektiği hatırlatılacak. Sigara ve tütün ürünleri için selüloz asetattan yapılmış filtre paketlerinin üzerinde, 3 Temmuz 2021 tarihinden itibaren şu işaret yer alacak:

 

Üreticiler çevre için sorumluluk üstleniyor mu?

Tek kullanımlık plastik ürünlerin üreticileri önümüzdeki dönemde ürünlerinden kaynaklanan atıklar için daha fazla sorumluluk üstlenecek. Bu, tütün ürünleri için selüloz asetattan yapılmış filtre üretenler için de geçerli. Bu somut olarak şu anlama geliyor: Üreticiler, kamusal alanın temizlenmesi için yapılan harcamalara ortak olacak. Bu harcamalar arasında, sokakların temizlenmesi, kamuya ait çöp kutularının boşaltılması ve bu çöplerin taşınmasıyla işlenmesinin yol açtığı giderler bulunuyor. Üreticiler ayrıca, duyarlılık oluşturmak üzere alınan önlemler için yapılan harcamalara da katkı sunuyor. Tütün sanayii, siyaset ve diğer taraflarla diyalog halinde ve diğer üreticilerle birlikte, bu kapsamı genişletilmiş üretici sorumluluğunun gereklerini yerine getirmek, ayrıca bu yeni ve karmaşık görevleri hayata geçirmek için çalışıyor.

Sanayi masraflara nasıl ortak oluyor?

Önümüzdeki dönemde sanayinin masraflara hangi düzeyde ortak olacağı konusunda henüz açıklığa kavuşturulması gereken birçok soru var. Örneğin 2020 yılında Almanya’da yapılmış iki ayrı araştırmada “kamusal alanda ne kadar sigara çöpü birikiyor?” ve “bunları temizlemek için bugüne kadar ne kadar masraf yapıldı?” sorularına çok farklı yanıtlara ulaşıldı. Harcamaların hesaplanmasına ve harcamalara hangi oranda ortak olunacağı konusunda belirleme yaparken dikkate alınması gereken etkenlere ilişkin birçok soru henüz yanıtlanmadı. Avrupa Komisyonu, bu süreçte yardımcı olacak bir kılavuz üzerinde çalışıyor. Zira yasa koyucu, önümüzdeki dönemde harcamalara ortak olma konusunda bir dizi koşul belirledi:

  • Harcamaların etkili bir çalışma temelinde yapılması gerekiyor. Bu ise şu anlama geliyor: Çöpün toplanması ve temizlik çalışmaları için harcanan çaba, mümkün mertebe düşük olmak zorunda.
  • Masrafların bütün aktörler arasında paylaştırılması gerekiyor. Bu ise şu anlama geliyor: Üreticiler ve atığın imhasından yerel düzeyde sorumlu olanlar da bu sürece dahil edilecek.
  • Masrafların şeffaf bir şekilde tespit edilmesi gerekiyor. Bu ise şu anlama geliyor: Hesaplama yapılırken kullanılan verilerin güvenli ve herkesin ulaşımına açık olması gerekir. Ancak bu şekilde hesapların makul olması sağlanabilir.
  • Masrafların orantılı olması gerekiyor. Bu ise şu anlama geliyor: Masraflar, hesaba dahil edilen miktar başına, alınan önlemler ve elde edilen başarılar gözetilerek uyarlanır. Ancak sadece temizlik masraflarını paylaştırma yoluyla “littering” sorunu çözülmez.

Littering
ARAŞTIRMALARIN KARŞILAŞTIRILMASI

pbo Mühendislik Şirketi (Ingenieurgesellschaft pbo), yaptığı araştırmayla farklı atık sistemlerinde hangi miktarda sigara çöpünün bulunduğunu ortaya çıkardı. Buna göre, Almanya’da tüketilen sigaraların yarıdan fazlası ev çöpüne atılıyor. Sigara atıkları, ağırlık itibarıyla toplam kamu çöpünün ortalama yüzde 0,56’sına denk düşüyor. Yerel Şirketler Birliği (Verband Kommunaler Unternehmen-VKU) tarafından yaptırılan bir başka araştırmada ise, sigara atıklarının kamu çöpündeki oranı biraz daha yüksek çıktı ve yüzde 1,3 olarak belirlendi.

Her iki araştırma da ilk aşamada önümüzdeki dönemde yapılacak maliyet muhasebesi açısından önemli bir veri temeli oluşturuyor. Hesaplanan çöp miktarlarına ilişkin rakamlar görece olarak birbirlerine yakın iken, masraflara ilişkin rakamlar açısından durum biraz daha farklı. Kişi başına yıllık kent temizlik masraflarının 38,80 avro ile yüksek tutulduğu pbo’nun araştırmasına göre, tütün ürünlerinin üreticileri yılda azami 24 milyon avro ile kent temizlik masraflarına ortak olmak zorunda. Buna karşılık VKU araştırmasına göre ise orantısız bir düzeyde, yıllık 225 milyon avroluk katkıda bulunmaları gerekiyor. Birbirinden çok farklı bu sonuçlar, önümüzdeki dönemde masraflar belirlenirken şeffaf bir sürece özellikle dikkat edilmesi ve bütün taraflar açısından makul katkıların temel alınması gerektiğini gösteriyor.

Çalışma karşılaştırması

PBO araştırmasına bakın

Filtre –
& Filtreler ve haklarında
bilinmesi gereken her şey

Bir sigara filtresi neden oluşur?

Tütün ürünlerinde kullanılan filtrelerde temel malzeme, biyolojik temelli bir plastik olan selüloz asetattır. Bu madde, tekrar yetişen doğal bir hammadde olan selülozdan üretilir. Selüloz, bütün bitkilerin temel yapı taşıdır, yani ağaç ve ot gibi bütün bitkisel malzemeler esas olarak selülozdan oluşur. Bu nedenle selüloz, dünyada en yaygın bulunan biyolojik moleküldür. Selüloz asetat, doğal hammadde olan selülozun asetat (elma sirkesi) gruplarından maddelerin eklenerek modifiye edilmesiyle oluşur.

Filtreye neden ihtiyaç duyulur?

Filtrelerin görevi tütün dumanını süzmek ve bu şekilde bazı maddeleri tütün dumanından çıkarmaktır. Tütün dumanındaki katran, nikotin ve karbon monoksite ilişkin yasal olarak belirlenmiş üst sınırlara uyulmasını sağlamak için filtreye ihtiyaç vardır ve filtreler bunun dışında tütün kırıntılarının ağza girmesini de engeller. İster hazır sigara içsinler isterse kendileri sarsınlar, sigara içenlerin çoğu, filtreli sigarayı tercih eder.

Filtre ne zamandan beri var?

Filtreli sigaraların üretimi 1950’li yıllarda başladı. Bugün fabrika üretimi hazır sigaraların neredeyse istisnasız hepsi filtreli sigaradır. 1970’li yıllardan bu yana selüloz asetat, sigara dumanındaki maddeleri etkili bir şekilde azalttığı ve sigaranın tadında çok küçük bir iz bıraktığı için, sigara filtresinin üretiminde dünya çapında temel üretim malzemesi olarak kabul görüyor.

Yasa koyucu, filtrelerde yaşanan gelişmeler karşısında reaksiyon gösterdi ve 1993 yılında, sigara dumanında bulunan çeşitli maddelere ilişkin üst sınırlar belirledi. Bu üst sınırlar geçtiğimiz on yıllarda adım adım aşağıya çekildi: 1950’li yıllarda piyasadaki sigaralarda bulunan kondensat (sıvı yoğuşum) değeri sigara başına 30 mg iken, günümüzde sigara başına 10 miligrama izin veriliyor. Filtre kullanılmadan bu üst sınırlara uyulmasını sağlamak mümkün olmazdı. Selüloz asetat 2016 yılına kadar üretim tekniği açısından Almanya’da sigara filtresinin üretiminde kullanımına izin verilen tek temel maddeydi.

Sigara filtrelerindeki tütün dumanı atıkları ne kadar zehirlidir?

Sigara izmaritlerinde tütün dumanından geriye kalan atık maddeler vardır. Bu maddeler yağmurla yıkanıp filtreden çıkar ve toprağa ve yeraltı veya yerüstü sularına karışabilir. Bu içerik maddeleri, toprak ve suda yaşayan canlı organizmalara zarar verme potansiyeli taşır; örneğin laboratuvar deneylerinde tatlı ve tuzlu su balıklarının, içine bir sigara izmaritinin bırakıldığı suda stres reaksiyonları verdiği gözlenmiştir. Her ne kadar bu sonuçlar, küçük hacimli kaplar içinde bulunan ve başka sulara karışmayan kapalı sistemler üzerinden elde edilmiş olsa da söz konusu deneyler tütün dumanının deniz organizmaları üzerindeki potansiyel etkilerini göstermektedir.

Sigara filtresinin biyolojik yoldan çözülmesi mümkün müdür?

Evet. Biyolojik çözünürlük, mikroorganizmaların materyali karbon, oksijen, hidrojen ve diğer elementler gibi en küçük parçacıklarına ayırabilmesi anlamına gelir. Örneğin bir elma dört hafta içinde tasfiye edilirken, bir bardak yaklaşık 50 yılda, çocuk bezi ise 450 yılda tasfiye olur. Sigara filtrelerinin de biyolojik yollardan çözülmesi mümkündür – ancak bu süreç maalesef pek hızlı ilerlemez ve ortalama olarak 1 ila 5 yıl sürer. Ancak çevre koşullarına bağlı olarak daha fazla da sürebilir. Burada süreyi uzatan etken, elma sirkesi gruplarının (asetatların) selülozun temel iskelet yapısından ayrışmasıdır. Bu grupların ayrıştığı andan itibaren doğal madde olan selüloz gibi materyal tasfiye olmaya başlar. Selüloz asetatın tasfiyesi, ilk başta işlenmiş olması nedeniyle de zordur: Filtre içindeki materyal sıkıştırılmış, kâğıda sarılmış ve tutkalla şerit şeklindeki tütüne yapıştırılmıştır. Her bir filtrenin tasfiyesinin ne kadar süreceği çevre koşullarına (ışık, oksijen, nem, pH değeri) bağlıdır.

Sigara filtresi mikroplastik oluşturur mu?

Sigara plastiklerinin sonunda mikroplastiğe dönüştüğünü gösteren herhangi bir işaret yoktur. Mikroplastik, tasfiye edilemeyen ve 5 μm (mikrometre)’den küçük plastik parçacıklardır. Bunlar daha çok, mekanik imhanın ardından doğada kalan plastik ürünlerin artık parçalarıdır. Zira petrolden elden edilen klasik plastiklerin, maddi yollardan tasfiyesi mümkün değildir; aksine, sadece mekanik yollarla imha edilebilirler. Mikroplastiğin doğaya karışmasına yol açan başlıca etkenlerden biri, taşıtların lastiklerinin sürtünme nedeniyle aşınmasıdır: Almanya’da bu yolda her yıl 60.000 ila 111.000 ton arasında mikroplastik oluşur. Buna karşılık selüloz asetatın maddi olarak tasfiyesi mümkün olduğu için filtreler, petrolden elde edilen ve doğal çevrede yüzlerce yıl kalan plastik maddelerin tersine, mikroplastik parçalarına ayrılamaz. ayrılamaz.

Bir sigaranın yapısı

Selüloz asetatın yerine kullanılabilecek alternatifi var mı?

Tütün şirketleri yıllardır daha kısa sürede tasfiyesi mümkün sigara filtresi üzerinde çalışmalar yapmasına rağmen, bugüne kadar selüloz asetatın yerine kullanılabilecek memnun edici bir alternatif maalesef henüz bulunamadı. Sonuç olarak, geliştirilecek yeni bir filtrenin ekolojik bilançosunun selüloz asetatla kıyaslandığında, daha avantajlı olması ve benzeri filtreleme özelliklerini taşıması gerekir. Ayrıca yeni materyal, tütün dumanında bulunan maddelere ilişkin yasal üst sınırlara uyulmasını da sağlamalı ve sıcağa ve neme karşı aynı şekilde dayanıklı olmalıdır.

Günümüzde biyolojik çözünürlüklü filtreler var mı?

Evet, Alman filtre üreticileri filtrenin temel malzemesi olan selüloz asetatı geliştirdi ve biyolojik olarak tasfiye edilebilme özelliğine ilişkin patent kaydı yaptırdı. Sertifikalandırılan bu yeni tip selüloz asetat, biyolojik yollardan daha hızlı çözülebiliyor. Bunun nedeni çözülmenin ilk adımı olan asetat (elma sirkesi) grubunun ayrışmasının çok daha hızlı gerçekleşmesinde ve güneş ışığının/UV ışınların bu süreci kolaylaştırmasında yatıyor. Bu materyal gerekli imcelemelerden geçti ve toprak, endüstriyel gübre, su ve denizlerde “biyolojik çözünürlüklü” sertifikasını aldı. Halihazırda filtre materyali olarak Almanya piyasasındaki ürünlerde kullanılıyor. Ancak bu temel madde, yine de şimdilik sadece bir ilk adım: Filtrenin yapısı ve çevreleyen kâğıt ve tutkal gibi diğer bileşenlerin de aynı şekilde teknik açıdan geliştirilmesi ve dolayısıyla filtrenin bir bütün olarak daha hızlı çözünürlüğünün sağlanması gerekiyor. Ancak bu da sağlansa bile unutulmaması gereken bir başka nokta daha var: İzmarit yine de içinde bulunan tütün dumanı atıklarından dolayı rastgele çevreye atılmamalı. Almanya’da 2016 yılından bu yana bu konuda üreticilerin paketlerin üzerinde veya reklamlarda bu alanda bilgilendirme yasağı getirildiği için, tüketicileri tütün alanındaki ekolojik yenilikler hakkında bilgilendirmek iyice zorlaştı.

Kâğıt filtreli sigara üretmek mümkün mü?

Halihazırda, sarma sigara için üretilmiş kâğıttan filtre var. Ancak hazır sigara üretimi için kâğıt filtre şu ana kadar uygun bir malzeme değildi ve hatta Mayıs 2016’ya kadar sigara filtresinin üretiminde temel malzeme olarak kullanılması yasal olarak yasaklanmıştı. Kâğıt, makineyle işlenmek için uygun bir malzeme değil ve selüloz asetattan farklı özelliklere sahip: Kâğıt filtre, testlerin de gösterdiği gibi, sigaraya farklı bir tat verir. Çoğunlukla bu tat, müşterinin beğenisine hitap etmez. Selüloz asetat, halihazırda elimizde bulunan en iyi çözüm. Süzme konusunda sahip olduğu etkinlik düzeyi nedeniyle, sigara dumanındaki maddelere ilişkin yasaların belirlediği üst sınırlara uyulmasını güvence altına alıyor, nem oranlarında görülebilecek değişikliklere ve ısıya dayanıklı, ayrıca uzun bir dayanıklılık süresine sahip. Buna rağmen şirketler yıllardan beri ekolojik açıdan daha uygun filtreleri geliştirme konusunda çalışmalar sürdürüyor.

Çözünürlüğü daha yüksek filtre sorunu çözer mi?

Daha iyi çözünürlüğe sahip filtreler, sigara izmaritlerinin çevreye atılmasından kaynaklı sorunun bir kısmını çözer. Buna rağmen sigara izmaritleri, içindeki tütün dumanı maddeleri nedeniyle çevreye atılmamalı. Hangi materyalden üretilmiş olursa olsun, sigara izmaritlerinde her zaman tütün dumanının atıkları ve dolayısıyla sağlığa zararlı maddeler vardır. Nihayetinde sigara filtresinin görevi, işte bu maddeleri geri tutmaktır. Ve sigara izmaritleri uygun şekilde imha edilmezse, bu maddeler çevreye karışabilir.

Daha iyi çözünürlüğe sahip filtreleri geliştirirken, hep birlikte ulaşmak istediğimiz hedefin tam tersini elde etmememiz gerekir. Hedefimiz temiz bir çevredir. Çünkü sürdürülebilir ve değişmeyecek tek çözüm, sigara izmaritlerinin sigara içenlerin kendileri tarafından atık madde olarak çöpe atılmasıdır.

Sigara –
atık sorunu

Sigara izmaritleri tehlikeli özel atık mıdır?

Sigara izmaritleri Almanya’da ya karışık yerleşim yeri çöpü (atık kodu 20 03 01) ya da süpürülerek sokaktan toplanan çöp (atık kodu 20 03 03) sayılır. Her iki atık türü de tehlikeli atık sınıfında bulunmaz. Özel atık kavramı, dönüştürülebilir atık hukukunda kullanılmaz, daha çok tehlikeli atık ile tehlikeli olmayan atık ayrımı yapılır. Tütün dumanından kalan maddelere rağmen izmaritler büyük miktarda tehlikeli madde içermez ve bu nedenle atıkların bir parçası olarak tehlikeli madde olarak sınıflandırılmaz.

Sigara izmaritleri Almanya’da usulüne uygun ayrıştırılmaları durumunda, genellikle termik çözümlerde değerlendirilir ve insanlarla çevre açısından bir yük oluşturmaz. Diğer karışık yerleşim yeri çöpleriyle birlikte, bunun için kurulmuş atık çöp işleme tesislerinde imha edilir ya da çöp yakma tesislerinde enerji kazanımında değerlendirilir. Çöp yakma tesislerinde genellikle 800-1000°C dereceye varan sıcaklıklara ulaşılır. Bu sıcaklıklar, izmaritlerde bulunan sigara dumanı maddelerini etkili bir şekilde imha etmek için yeterlidir.

Usulüne uygun ayrıştırılan sigara atıkları ne ulaştıkları miktar ne de ayrıştırma tekniği açısından bir sorun teşkil etmez. Sadece çevreye atılmaları durumunda taşıdıkları zararlı madde yükü ve yavaş çözünürlük hızı nedeniyle potansiyel bir tehlike, yanı sıra insan ve doğa için bir yük teşkil eder.

Sigara atıklarının geri dönüştürülmesi mümkün müdür?

Sadece teknik açıdan bakıldığında, sigara atıklarının geri dönüştürülmesi mümkündür. Ancak bu bugüne kadar ne ekolojik ne de ekonomik açıdan bir anlam taşır. Sigara atıklarının geri dönüştürülmesi konusunda çeşitli deneysel yaklaşımlar vardır: ses izolasyonu sağlayan dolgu maddesi, tropik bölgelerde sivrisinek larvalarına karşı haşere ilacı, selülozun geri kazanımı veya ev inşaatında kullanılmak üzere tuğlalarda katkı maddesi gibi kullanım alanlarını bu konudaki örnekler olarak sayabiliriz. Bunun yanı sıra, sigara atıklarının geri dönüştürülmesini savunan organizasyonlar da oluşmuştur (örneğin Tobacycle gibi).

Elde edilen organik materyal, az miktarda olsa da içinde bulunan zararlı maddeler nedeniyle başka gübrelere karıştırılarak sınırlı ölçüde gübre olarak kullanılabilir.

Diğer yarısını ise filtre materyali oluşturur. İyice kıyılan selüloz asetat lifleri diğer plastiklerle (çoğunlukla 1:9 oranında poliprofenlerle) karıştırılır ve eritilir. Bu işlem sonucunda, selüloz asetat liflerinin poliprofilen eriyiği tarafından kaplandığı bir granül elde edilir. Tütün dumanı maddelerinden kalan muhtemel artıklar nedeniyle elde edilen bu madde, sadece gıda maddeleriyle teması olmayan plastik palet veya çöp kutuları gibi ürünlerde kullanılabilir.

Geri dönüştürülen materyalin değerlendirilebilirliği ve kalitesi sınırlı düzeyde olduğu için burada geri dönüşümden ziyade ve kalite düzeyi nedeniyle burada düşük kaliteli dönüştürmeden (Downcycling) söz etmek gerekir. Bu işlem, yol açtığı enerji tüketimi nedeniyle ve yeni bir toplama ve transport sistem gerektirdiği için ekolojik ve ekonomik açıdan görece olarak kötü değerlendirmeler almaktadır.

Ayrı bir toplama ve geri kazandırma sistemine ihtiyaç duyan geri dönüştürmelerin ekonomik açıdan anlamlı ve sürdürülebilir olması için, toplanan materyalin belli bir miktarı aşması gerekir. Sigara tüketimi sonucunda ortaya çıkan selüloz asetat miktarının Almanya’da toplam 40.000 ton olduğu – bu miktarı Almanya’da ortaya çıkan toplam 6,15 milyon tonluk plastik atıkla kıyasladığımızda gerçek boyut daha iyi anlaşılır – ve sigara tüketiminin sürekli gerilediği göz önünde bulundurulduğunda, bu geri dönüştürme yaklaşımının sorgulanması gerektiği görülür.

Bugün itibarıyla biz BVTE olarak, sigara atıklarının geri dönüştürülmesinin anlamlı ve amaca hizmet eden bir uygulama olmadığını değerlendiriyoruz. Ancak yine de Tobacycle gibi örgütlerin faaliyetlerini savunuyor ve bu çabaları selamlıyoruz. Zira bu çalışmalar bu sorun hakkında duyarlılık oluşturmaktadır.

Nihayetinde geri dönüştürme faaliyetlerinin hedefi, bir hammaddenin tekrar değerli madde döngüsüne katılımını sağlamaktır – ancak sigara atıklarının rastgele atılmasının yol açtığı sorun, hammadde kaybında yatmaz. Kimi özel toplama kutularının yerleştirilmesi anlamlı olabilir, fakat ayrıştırılarak toplanan sigara izmaritlerinin de sonuçta termik değerlendirmeye dahil edilmesi gerekmektedir.

Sigara atıkları için bir depozito sistemi oluşturulmalı mı?

Biz BVTE olarak sigara atıkları için bir depozito sisteminin oluşturulmasını ne orantılı ne de ekonomik ve ekolojik açıdan anlamlı buluyoruz.

Daha az miktarda sagara atığının doğaya ulaşmaması için bir depozito sisteminin kurulmasını öneren projeler var (örneğin Aufheber [izmarit toplayıcılar]). Depozito modeli ayrıntılı olarak incelendiğinde, bunun için ne kadar geniş bir altyapı ve lojistik sisteminin kurulması gerektiği hemen görülecektir. Almanya’da izmaritlerin iade edilebileceği mekanlar olarak işlev üstlenebilecek çok geniş sayıda potansiyel merkez olabilir (sigara satış bayileri, benzin istasyonları, süper marketler). Bunların, gıda sektöründe geçerli hijyen koşullarını yerine getiren depolama alanları oluşturmaları gerekir. Ayrıca Almanya’da sayıları yaklaşık 12 milyonu bulan sigara içenler için (ziyaretçiler ve kayıplar, stoklar buna dahil değildir) izmaritlerin toplandığı özel toplama kutuları geliştirilmesi ve üretilmesi gerekir. Bu kutuların sıcağa dayanıklı, koku ve sıvı salmayan kaplar olması gerekir. Üretilmesi için de çok değerli hammaddelerin kullanılması gerekecektir. Ayrıca iade merkezlerinde depozitolu izmaritlerin (kapalı kutular içinde) teşhis edilmesini sağlayan, kutuda kaç adet izmarit bulunduğunu gösteren mekanizmaların yerleştirilmesi gerekir. Dükkân sahipleri bu durumda peşin ödeme yapmak zorunda kalacak ve bu hizmetin bürokratik açıdan yönetilmesi ve denetlenmesi gerekecektir. Ulusal düzeyde böylesi bir sistemin kurulması neredeyse hiç mümkün değildir. Zira Almanya’da sadece bu ülkede alınan sigaralar tüketilmemektedir: turistler ve sınır bölgelerinde yapılan ticaretten dolayı, sınırlar aşan sigaranın payı küçümsenmeyecek düzeydedir. Hamburg’daki piyasa araştırmaları enstitüsü IPSOS’un 2014’ten bu yana gerçekleştirdiği çöp ayrıştırma konusundaki araştırmaları bunu göstermektedir.

Öte yandan depozito sistemi fikri, depozitolu maddenin geri dönüştürülmesini öngören bir süreçle bağlantılıdır. (Bkz. yukarıdaki „ Sigara atıklarının geri dönüştürülmesi mümkün müdür?“ başlıklı bölüm) Sigara izmaritlerinin günümüzde ekonomik açıdan anlamlı bir şekilde geri dönüşümü mümkün olmadığından, bir depozito sistemi de anlamlı değildir. Bir depozito sisteminin değerli hammaddelerin geri kazanılmasını sağlamak için değil, tüketicilerin izmaritlerini yere atmalarını engellemek üzere kurulacağı yönündeki itiraz, bizi çok pahalıya mal olacak bir dolambaçlı yola götürür. Sigara atıklarının çevreye atılmasını azaltmanın en iyi yolu, tüketici davranışlarını değiştirme konusunda ilerleme sağlamakta ve atıkların usulüne uygun şekilde ayrıştırılmasından geçer.

Sigara atıkları nasıl imha edilmeli?

Evde, özel ve ticari mekanlarda sigara atıklarının ev çöpü adı verilen atıklarla birlikte, kamusal alanda ise (dışarıda, sokakta) bunun için yerleştirilmiş çöp kutuları veya küllüklere atılması gerekir. Eğer yolda giderken yakınlarda atacak uygun bir yer bulamazsanız, yanınızda taşıyacağınız bir kül tablası en iyi ara çözüm olacaktır.

Usulüne uygun bir şekilde atılmayan izmaritlerin miktarı ne kadardır?

Yapılmış araştırmalar bu soruya yanıt veriyor. Bu konuda yapılan açıklamaların çoğu anketlere veya tahminlere dayanıyor. Burada rakamlar adet olarak veriliyor ve bu da sigara izmaritlerinin oluşturduğu ağırlıktan daha büyük bir sonuç ortaya çıkarıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya çapında tüketilen sigaraların üçte bir ile üçte ikisi arasındaki bölümünün çevreye atıldığını varsayıyor. Berlin Teknik Üniversitesi, başkentte metrekare başına 2,7 izmarit topladı: Bu kapsamda şehir merkezinde (metro istasyon girişlerinde, ayrıca yerleşim bölgelerinde) sınırları belirlenmiş, 3 m²’lik deney alanlarında üç ay boyunca izmarit toplandı. 2,7 olarak belirlenen ortalama sayı, daha sonra kentin bütün alanına uyarlanarak bir yılda ne kadar izmarite ulaşılacağı hesaplandı. Bu şekilde elde edilen sonuca göre, Berlin’in caddelerine bir yılda 2,4 milyar sigara izmariti atılıyor.

Bu hesaplamalarda çoğu zaman abartılı rakamlara ulaşıldığı varsayılsa bile, kesin olan bir şey var: Sorun, sayısal olarak çok büyük ve çevreye çok fazla izmarit atılıyor.

İzmaritlerin çoğu nereye atılıyor?

Sigaraların ve tütün ürünlerinin büyük bölümü evde, özel ve ticari mekanlarda tüketiliyor ve ardından kül tablalarına atılarak ev atıklarıyla birlikte usulüne uygun bir şekilde imha ediliyor. Almanya’da tahminen tüketilen sigaraların yüzde 60’ı ev atıklarıyla birlikte imha ediliyor. Ev atıklarının yaklaşık yüzde 0,1’ini sigara atıkları oluşturuyor. Ev atıklarıyla birlikte imha edilen çöpler, büyük oranda çöp yakma tesislerinde yakılarak, bu tesisler aracılığıyla termik enerji olarak değerlendiriliyor.

Almanya’da tütün ürünlerinin yaklaşık yüzde 40’ı ise kamusal alanda tüketiliyor ve atılıyor.

  • Bunların bir kısmı, çöplerin kamu şirketleri tarafından değil, özel şirketler tarafından toplanarak imha edildiği bölümlerde (örneğin ticari mekanlar, havaalanları veya tren istasyonları) tüketiliyor. Buralarda ortaya çıkan atıkların miktarı hakkında veri yok.
  • Tüketicilerin bir kısmı, sigara izmaritlerini kamusal alandaki çöp kutularına atıyor. Bu çöpler ise ne miktar olarak ne de imha tekniği açısından bir sorun oluşturmuyor. Kamusal alandaki çöp kutularına atılan izmaritler, ağırlık itibarıyla toplam çöpün yüzde 0,5 ila 1,9 arasındaki bölümüne denk düşüyor.
  • Sorunu, sigara izmaritlerinin rastgele atılan (“littering” yoluyla) bölümü oluşturuyor: Yani sorun, kamusal alanda tüketilerek rastgele kaldırıma, sokağa veya çevreye atılan tütün ürünlerinin oluşturduğu payda yatıyor.
  • Atılan bu sigara atıklarının büyük çoğunluğu, yolların süpürülmesiyle toplanan çöplerle birlikte toplanıyor veya kanalizasyon kapaklarının altındaki eleklerde birikiyor. Trier kentinde yolların süpürülmesiyle toplanan yıllık atık miktarı, kişi başına 8,95 kg. Bu miktarın 0,52 kilogramlık bölümünü sigara atıkları oluşturuyor. Şehir merkezinde bu oran, yüzde 1,71 ile, yüzde 0,18 oranına ulaşan yerleşim alanlarındaki orana göre çok daha yüksek. Bir başka araştırmada ise, izmaritlerin süpürülen çöplerin yüzde 1,2’sine ulaştığını görüyoruz. Kanalizasyon kapaklarının altındaki eleklerde biriken izmarit, buralardaki atığın yüzde 1’ine denk düşüyor.
  • “Littering” yoluyla atılan ve yolların süpürülerek toplanan çöplerle birlikte toplanmayan izmaritlere ilişkin veriler, atık branşındaki istatistiklerin hepsinde aynı kategoride kaydedilmiyor ve belediyelerin ve atık şirketlerinin verilerinde farklı sınıflandırılıyor. Bu yüzden bu alana ilişkin kıyaslanabilecek veri sınırlı. Almanya’da gerçekleştirilen araştırmalara göre, izmaritlerin toplam atıklardaki payı, ağırlığı temel alındığında yüzde 0,54 ila 2,2 arasında.
Sigara atıklarının ağırlığı ne kadar?

Bir sigara filtresinin ağırlığı yaklaşık 0,2 gramdır. Sigaranın sadece bir bölümü içildiyse veya filtreye tütün ve kâğıt yapışmışsa, ayrıca kir ve nem ile temasta bulunduysa izmaritin ağırlığı daha fazla olabilir. Bir sigaranın atığı, farklı atık sınıflarında 0,366-0,524 gram arasında değişir.

Almanya’da yıllık olarak ne kadar sigara atığı ortaya çıkıyor?

Almanya’da 2020 yılında 73,8 milyar adet vergiye tabi filtreli sigara satıldı. Bu ise yılda kişi başına 888 sigaraya denk düşüyor. Sigara izmaritinin ortalama ağırlığının 0,445 gram olduğunu sayarsak, toplamda 32.841 tona ulaşıyoruz. Almanya’da vergilendirilmemiş sigaraları da buna dahil edersek, yılda azami 88,6 milyar sigaraya, dolayısıyla da 40.313 tona ulaşıyoruz. Sigaraların yaklaşık yüzde 40’ının kamusal alanda tüketildiğini varsayarsak, teorik olarak kamusal alana 16.125 ton sigara atığı atıldığını söyleyebiliriz.

Bu miktarı anlatan bir rakam verelim: Almanya’da yılda yaklaşık 6,15 milyon ton plastik çöp oluşuyor.